(0232) 461 46 12 - (0546) 232 35 62

Sosyal Medyada Biz}

Yargı Kararları
Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay kararlarını ilk önce siz öğrenin !
TÜMÜNÜ GÖR

Evlilik sırasında, evin ihtiyaçları için yapılan ödemenin yarısının istenmesi ve çekilen krediden sorumluluk

Evlilik sırasında, evin ihtiyaçları için yapılan ödemenin yarısının istenmesi ve çekilen krediden sorumluluk

T.C.

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

2016/16053

K. 2017/7138

T. 8.6.2017

4721/m.186/3,196/1

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Davacı, fiili ayrılık sırasında aile konutundan dolayı, aleyhine açılan men’i müdahale, tahliye ve ecrimisil davası sebebiyle ödemek zorunda kaldığı yargılama giderinin yarısının yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesi için davalı eşi aleyhine eldeki davayı açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

“Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar” ( TMK m.186/3 ).

“Eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirler” ( 196/1 ).

“Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.

Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine dair önlemleri alır.

Eşlerden biri, haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hâle gelmesi üzerine de yukarıdaki istemlerde bulunabilir.

Eşlerin ergin olmayan çocukları varsa hâkim, ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri alır” ( TMK m. 197 ).

Eldeki dava, evlilik birliğinin devamı sırasında davacı kadın eş tarafından yapıldığı ileri sürülen giderin, payı oranında davalı erkek eşten tahsiline ilişkindir.

Davacı kadın aleyhine, aile konutundan dolayı kayınpederi tarafından dava açıldığı, davanın erkek eşe ihbar edildiği, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüyle; “Müdahalenin menine ve taşınmazın tahliyesine, ecrimisil yönünden davanın reddine” karar verildiği, davacı kadının bu davadan dolayı mahkemece hükmedilen yargılama giderini ödemek zorunda kaldığı ileri sürülmüştür. Taraftarın evlilik birliği devam etmektedir. Aile konutu ile ilgili yapılan giderler birlik giderlerinden olup, davalı erkek eşin bu giderlere payı oranında katılması gerekir.

O halde, mahkemece, davacı kadının aile konutu için aleyhine açılan davadan dolayı yaptığı tüm ödemelerin usulünce hesaplanıp, bu ödemelere davalı erkeğin katılması gereken paym belirlenerek, belirlenecek bu pay üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istenmesi halinde yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

4. HUKUK DAİRESİ

E. 2014/5908

K. 2014/17300

T. 16/12/2014

4721/m. 185, 186

DAVA : Davacı Hülya Kılıç vekili Avukat Hüseyin Ünal tarafından, davalı Mustafa Atalay aleyhine 21/11/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/12/2013 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 16/12/2014 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince;

Dava, evlilik birliğinin devamı sırasında davalı borçları için çekilmek zorunda kalınan tüketici kredileri ile ortak giderlere katılım alacağına ilişkindir. Mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, davalı eşin evlilik birliğinin devamı sırasında üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, evin ortaklaşa giderlerini karşılamaktan kaçındığını, at yarışı bahislerine girerek kumar oynadığını, önceki evliliğinin de aynı sebeple sona erdiğini, borçlarını kapatmak için kendisine tüketici kredileri çektirdiğini, davalının zoruyla çekilen kredilerin davalının kumar ve içki borçlarını kapatmak için kullanıldığını ileri sürerek bankalara ödediği tüketici kredileri ile ayrıca davalı tarafından ödenmeyen kira ve su bedellerine ilişkin alacak talebinde bulunmuştur.

Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, bilirkişi raporuna göre, davacının evliliği süresinde kullandığı kredilerin geri ödeme toplamının 27.599,33 TL olduğu, fiilen ayrı kaldığı dönemde (Haziran 2005 tarihinden sonra) kira ve su ödemelerinin 4.465,00 TL olduğu, ev giderlerinden tarafların eşit oranda sorumlu olduklarından davacının 1/2’sini talep etme hakkı bulunduğu ve kullanılan kredilerin davalının kumar borcundan kaynaklandığı gerekçesiyle toplam 29.831,83 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı tarafından davalının baskısıyla kredi çekilmek zorunda kalındığı ancak çekilen kredilerin davalının kumar ve diğer borçlarında kullanıldığı kanıtlanamamıştır. Şu halde, davacı tarafından çekilen ve daha sonra bankalara ödenen tüketici kredileri ile ilgili talep yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA; davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

10 Nisan 2019
301 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN