(0232) 461 46 12 - (0546) 232 35 62

Sosyal Medyada Biz}

Yargı Kararları
Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay kararlarını ilk önce siz öğrenin !
TÜMÜNÜ GÖR

HATALI AKARYAKIT KONULMASI

HATALI AKARYAKIT KONULMASI

13. Hukuk Dairesi         2016/18989 E.  ,  2018/425″


MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi


Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalı şirkete ait akaryakıt istasyonundan, …. plaka sayılı aracına yakıt aldığını, ancak pompa görevlisinin araca dizel cinsi yakıt yerine kurşunsuz benzin tahliyesi yaptığını, bu şekilde araçta arıza oluştuğunu, zararının giderilmesi amacıyla başlattığı takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. 
Davalı, hatalı akaryakıt dolumunu kabul ettiğini, ancak gerçek zararın sigorta şirketi tarafından karşılandığını, davacının talebinin fahiş olduğunu beyanla; davanın reddini dilemiştir. 
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; alacağın 5.820,02 TL’lik kısmına vaki itirazın iptaline, asıl alacağın % 20’si üzerinden hesaplanan 1.164,00 TL icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, dizel yakıt tüketen araca, başka tip yakıt konulduğu iddiasına dayalı, oluşan hasardan kaynaklı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. İİK.nun 67/2 maddesi hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağın likit ve belli olması, yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu, yalnız borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında,takip konusu alacak değerlendirildiğinde, davacının alacaklı olup olmayacağı veya ne miktar alacaklı olacağı husususun yargılamaya muhtaç olduğu, bir başka ifadeyle likid bulunmadığı, dolayısıyla davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi için gereken yasal şartların oluşmadığı, buna göre icra inkar tazminatına ilişkin isteminin reddine karar verilmesi gerektiği halde, bu talebin kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip kararın düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir. 
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 3. fıkrasının karar yerinden çıkartılarak yerine “şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,” cümlesi yazılarak kararın düzeltilmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.


27 Mayıs 2019
451 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN