(0232) 461 46 12 - (0546) 232 35 62

Sosyal Medyada Biz}

Yargı Kararları
Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay kararlarını ilk önce siz öğrenin !
TÜMÜNÜ GÖR

TAKSİRLE YARALAMA SUÇU TCK 89

TAKSİRLE YARALAMA SUÇU TCK 89

TAKSİRLE YARALAMA SUÇU (TCK 89)

Taksirle yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun Kişilere Karşı Suçlar kısmında Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar bölümünde 89. maddesinde kasten yaralama suçundan ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir. Taksirle yaralama suçunda korunmak istenen hukuki değer, kişinin vücut bütünlüğüdür. Taksirle yaralama suçunda, fail isteyerek ve bilerek yapmış olduğu hareketin sonucunda dikkat ve özen yükümlülüğünü yerin getirmeyerek istemeden meydana yaralama meydana gelmektedir. Taksirle yaralama suçunun günümüzde birçok örneği bulunmakta ve genellikle taksirle yaralama suçu trafik kazalarında, cerrahi müdahalelerde, iş kazalarında, ev kazalarında ve sair durumlarda meydana gelmektedir.

Bilinçli Taksirle Yaralama Suçu

Bilinçli taksir halinde isminden de anlaşıldığı üzere kişi, yapmış olduğu hareketin neticesini istememesine rağmen öngörmektedir. Kişi, yeteneğine ve tecrübesine güvenerek neticenin meydana gelmemesi konusunda güven duymaktadır. Örneğin; trafik kuralını ihlal ettiği vakit, trafik kazasının gerçekleşmesi neticesi ile karşılaşılabilir. Sürücü kırmızı ışıkta durmayıp yoluna devam eder ve yan yoldan gelen araca çarparak şoförün yaralanmasına neden olduğu vakit bilinçli taksirle yaralama suçu işlemiş olacaktır.

Olası Kast ile Yaralama Suçu

Olası kastta ve bilinçli taksirin her iki halinde de kişi, yapmış olduğu hareketin neticesini öngörmektedir. Uygulamada her iki tür birbirine benzetilerek karıştırılsa da ikisinin arasındaki farkı ortaya koyan bir ölçüt bulunmaktadır. Bilinçli taksir ile kişi, neticeyi öngörmekte ancak neticenin gerçekleşmemesi temennisindedir. Olası kastta ise öngörülen neticenin gerçekleşmesi göze alınarak hareket edilmektedir. Olası kastta neticenin meydana gelmesi konusunda olursa olsun mantığı ile hareket etmekte, neticeyi göze almaktadır.

Taksirle Nitelikli Yaralama Suçunun Cezası

TCK md. 89/2 gereği taksirle yaralama fiili, mağdurun;

Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
Vücudunda kemik kırılmasına,
Konuşmasında sürekli zorluğa,
Yüzünde sabit ize,
Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

neden olmuşsa suçun basit şeklinin işlenmesi halinde verilen ceza yarısı oranında artırılır. Yani sanığa, 4,5 aydan 1,5 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası verilir.

TCK md. 89/3 gereği taksirle yaralama fiili, mağdurun;

İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
Yüzünün sürekli değişikliğine,
Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine,

neden olmuşsa, suçun basit şeklinin işlenmesi halinde verilen ceza bir kat artırılır. Yani, sanığa 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası verilir.

Taksirle işlenen fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu halde faile adli para cezası verilmesi öngörülmemiştir.

Taksirle Yaralama Suçunda Şikayet

Taksirle yaralama suçu şikayete tabi suçlar arasında yer almaktadır. Taksirle yaralama suçu nedeniyle fail ve fiilin öğrenilmesinden itibaren şikayet süresi 6 aydır. Ancak bilinçli taksir ile işlenen suçlar şikayete tabi suçlar arasında yer almamaktadır. Soruşturma doğrudan savcılık tarafından yapılacaktır.

Taksirle Yaralama Suçunda Uzlaşma

Basit taksirle yaralama suçu, uzlaşmaya tabidir. Soruşturma aşamasında savcılık, kovuşturma aşamasında ise mahkeme tarafından dosya uzlaşma bürosuna gönderilecektir. Şikayete tabi olan suç, uzlaşma prosedürüne de tabidir. Uzlaşma bürosunda taraflar uzlaşmasalar dahi dosyada çıkan kararın kesinleşmesine kadar yargılamanın herhangi bir aşamasında taraflar uzlaşabilir.

Taksirle Yaralama Suçunda Tazminat Davası

Tazminat davası, kişinin mağdur olduğu haksız eylem sonucu zararının fiilden sorumlu olan kişi tarafından karşılanmasını istediği dava türüdür. Taksirle yaralama nedeniyle mağdur olan ve maddi, manevi kaybı olan kişinin tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır. Kişinin taksirle yaralama sonucunda psikolojisinin bozulması, buhrana girmesi ve manen etkilenmesi sonucunda manevi olarak tazmin talebinde bulunacaktır. Bunun yanında kişinin maddi olarak kaybının tazmini adına da tazminat davasını açabilecektir. Maddi ve manevi tazminat talebi, aynı davada talep edilebilir. Tazminat davasında talep edilen tazminat miktarı zenginleşme aracı olarak kullanılamaz. Bu nedenle taksirle yaralama nedeniyle mağdur olan kişi, yalnızca haksız eylem nedeniyle doğmuş olan zararını talep edebilecektir, zarardan daha fazla olan miktara hükmedilemeyecektir. Tazminat davası sonucunda belirlenecek olan miktar her iki tarafın sosyal ekonomik durumu da etkileyecektir.

Etiketler: İzmir Ceza Avukatı, TCK 89, CEZA AVUKATI İZMİR, avukat İzmir, taksirle yaralama, yaralama suçu , yaralamanın cezası

28 Nisan 2020
717 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN